Neden bu Blog ?

Samimiyeti kalbinde arayan romantik bir yazarın bence güzel sözleriyle süslü blogu...

15 Nisan 2025 Salı

Susuz Nisan

Merhaba

Bu köşeyi biraz da gün sonunda vicdan muhasebesi yapmak için kullanmak istiyorum.

Eskiden günlüklere kilit vurulurdu. Sanki sakladıklarımızı bizlerle birlikte gömünce ödüllendirilecekmişiz gibi...
Biliyorum, bu alışkanlığım da her ateş ya da kıvılcım gibi birkaç güne söner. Ama eski yazılarımı gördükçe – her nerede olursa olsun, kimi zaman bir defterin arkasında, kimi zaman böyle unutulmuş bir blog köşesinde – beni hep o günlere ve o duygulara doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Kelimeler, yüreğimizdekileri anlatmakta ne kadar yetersiz kalıyor... Türkçe mi yetersiz, yoksa bize az mı öğretildi?
Gerçi çevremiz ne kadar çok konuşuyor ki? Ya da ben? Konuşmuyoruz… Susmaya yemin etmiş gibiyiz.

Bugünlerde, firmamıza emek harcamış değerli bir abimizin, atılan iftiralar sonucu işten ayrılmasına tanık oluyorum.
Ahh, şimdi Taşlıcalı Yahya olsa, ne güzel derdi… Reva görmezdi bu sonu ona.
İş hayatında, basiretsiz bir güruhun ve kin güden şeytanların arasında elimizde asa ile geziniyoruz.
Bir Allah’ımız var.
Neden dini örnekler verdim? Bazen sadece Allah’a sığınırsın da ondan.

Ağlamak, yakınmak, şikâyet etmek… Elimizden bir şey gelmiyor.
Bazen insanlar bencilce düşünüp, kayıp giden hayatlara ve umutlara sadece izleyici kalıyor.

O zaman dönüp soruyor insan kendine: “Sen kimsin?”
Yanıt yok.
İnsanın vicdanı da olmasa, nasıl insan olabilir ki?

Her gün doğan güneş, bir önceki günden doğandan daha çabuk sönüyor.
Umutla başlayan gün, yerini hayal kırıklıklarına bırakıyor.
Olumsuzluğa olan öfke gün sonunda diniyor.
Ve inananlar, şeytana hak veriyor.
Tüm Âdemler dünyaya boynu bükük dönüyor
ve elma, daldan kendiliğinden düşüyor.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Olur da bir gün, herhangi bir senenin herhangi bir gününde bu yazıyı görürseniz, bir şey yazın ki sesi olsun.
Bu yazı sandıklarda kilitli kalmasın, etkileşim alsın.

Pranga Kafa...












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Gargara Yapıp Gelin"

Ahh be insanlar, birbirlerine ne kadar da kolay yalan söyleyebiliyorlar. Bugün bir arkadaşım, mağazadan bir şey alabilmek için bir senaryo ...